Alışveriş Sepeti
Okuduğunuz makale ile ilgili aklınıza takılan sorular için uzman kadromuz hizmetinizde.

Sorunuzu sorun, uzman kadromuz sorunuzun cevabını hemen e-posta adresinize göndersin.
Uzmana Sor
Hastalığınız ile ilgili sormak istediğiniz soruyu tıbbi ve aromatik bitkiler uzmanlarımıza buradan sorabilirsiniz.

Sorduğunuz sorunun cevabını uzmanlarımız en kısa sürede size dönerek cevaplayacaktır.
Uzmana Sor
Bioenerji Genel
Hastalığınız İle İlgili Uzmanımıza Soru Sormak İçin Tıklayın

Bioenerji Genel

Bir bioenerji uzmanı olarak, yirmi yılı aşan hizmet süresini doldurdum. Bilimde daima daha ilerisini aradım. Hep yenilikçi bir zihniyetle çalıştım. Bu anlayışla , bioenerji tıbbında mevcudun daha ötesinde bir kalite ortaya koymak amacıyla kendi özgün ekolümü kurdum. Bu ekol ile bioenerji tıbbını zenginleştirdim. Üç ilmi aynı seansta ve birlikte uygulayarak üçlü ekolümü ortaya koydum ; Bioenerji + Açık Hipnoz + Psikoterapi.

Kurucusu olduğum bu üçlü tedavi ekolüne , “Bioenerjetik Arındırma” adını verdim. Çalışmalarımda, konuklarımın hem düşünce cephelerini, hem de fiziksel cephelerini birlikte arındırıyorum. Böylelikle “bütünsel bir tedavi” anlayışıyla tüm bedenlerini negatif enerji birikimlerinden arındırıyorum. Yapmakta olduğum işlem ; “vücudun bütünsel olarak AKORT edilmesi” dir. Bu muhteşem tedavi sonunda konukların düşünce dünyalarında büyük olumlu değişimler görülmektedir. Hayata daha güçlü bir yürüyüş halinde merkezimizden taburcu olmaktadırlar.Adeta , hayatlarının yeni açtığımız dönemine ve çok farklı bir kişilikle başlamaktadırlar.

Uzun yıllardır BİOENERJETİK ARINDIRMA ekolü ile çalışmak, bu süre zarfında yüzlerce kişinin düşünce dünyalarındaki problemleri çözmek, doğal olarak bende kalan bilgi birikimleri dolayısıyla beni de çok geliştirdi. Bioenerji ilminde yirmi seneyi aşan bir hizmet birikimine ulaştım. Konuklarımın ağır kişilik problemlerinin çözümlerini yapmak, elbette bu arada beni de çok hırpaladı. Ama; yıllar içinde bu yorgunluğun bende kalan muhteşem bir bilimsel armağanına sahip oldum.Çok çetin , ağır, yorucu, yıpratıcı, meşakkatli geçen çalışma hayatım, bana topluma sunabileceğim yeni bir hizmet konusunu armağan etti.Bu armağan “hayat danışmanlığı”dır.Ben, yüzlerce yaşanmış örnekleri dağarcığında biriktirmiş bulunan bir ilim adamı olarak, gerçek anlamda bir “hayat danışmanı”yım.

Fakat, hemen belirtmek isterim ki ; öyle… televizyonların magazin programlarında dolaşan, medya yıldızı haline gelmiş “yaşam koç”larından biri değilim. İngilizce olarak yazılışı nasıldı ?... Galiba, coach olacaktı…Yani ; ne acınacak bir durum… Güzel Türkçemizde “danışman, rehber , müşavir, mürşit” gibi pek çok karşılığı varken , bir kimsenin kendisine “coach” diye unvan vermesi ancak aşağılık duygusunun eseri olabilir. Türk olmanın haysiyetini kavrayamamış halde bulunmanın belirtisidir. Ben , “hayat danışmanıyım”. Yaşam koçu değilim !

Bu arada ; toplum adına çok sakıncalı saydığım bir oluşumu da okuyucularımın dikkatine sunmak istiyorum : Kısaca , “bilimin istismar edilmesi” şeklinde isimlendirilebilecek üzüntü verici bir konu…Bilimin, ilim adamının, emeğin, bilim merakının çirkince yağmalanması…Ben bunlara kısaca, “kap-kaç kurslar” diyorum. Buralarda katılımcılara gerçekte bilimsel değere sahip bir şey öğretilmiyor, aksine O‘nlara , “bir şey öğrendikleri zannettiriliyor”.Son yıllarda ülkemizde halkın yoğun olarak ilgisini çeken “bioenerji” gibi, “hayat danışmanlığı” gibi değerli bilimsel konularda böyle uygulamalara üzülerek şahit oluyorum. Hem de pek fazla sayıda… İnsanların bu konulara ilgi duymalarını fırsat bilen birtakım para canlısı kişiler ; sadece beş gün süren, bir hafta süren, onbeş gün süren “ sözde eğitim kursları” düzenleyerek, katılımcılara belge dağıtmaktadırlar. Dağıttıkları bu belgelerin bilimsel bir değeri ve geçerliliği de yoktur. Üstelik, bunlar fahri nitelikli ( para alınmadan yapılan ) eğitim amaçlı işler de değil, çok yüksek katılım ücretleri ödeniyor. Bu uyduruk kursları alan ve önemli ücretler ödeyen kişiler ise , bir şey öğrendiklerini sanarak havaya giriyorlar.Bir bilimsel unvana hak kazandıklarını sanarak halkımızın önüne çıkıyorlar.Doğal olarak da, gerçek bilimden tamamen uzak uygulamalarıyla milletimizi incitiyorlar. İnsanlara zarar veriyorlar. Bunu bilerek söylüyorum, çünkü, öyle kişilerden “sözde” hizmet satın alarak büsbütün kargaşaya düşen insanlardan bana gelenler oluyor. İnsanlık adına üzülüyorum…Ne vardı, insanlar kendi bildikleri iş ile meşgul olsalardı da, hem kimseye zarar vermeseler, hem de kendi haysiyetlerini para için ayak altına aldırmasalardı… Meşhur sözdür ; “yanlış yanlışı getirir”.

Değerli okuyucularımı düşünmeye davet ediyorum…İnsan bir haftalık bir kurs ile, şöyle, tiryakisine “eline sağlık” dedirtecek kadar güzel bir Kahve pişirmeyi bile öğrenemez.Güzel kahve pişirme işi de, itina göstermek, konunun birtakım ince unsurlarını iyice kavramak, bizzat işin ağız tadına vakıf olmak gibi kazanımlardan sonra başarılır, zaman ister.Hal böyle iken; bioenerji tıbbı gibi çağımızın “ileri tıp yöntemi” mevkiindeki bir bilim konusunu üç-beş gün içerisinde nasıl öğretebilirler, katılımcılar ise yıllar süren ağır bir eğitimle ancak kazanılabilecek olan bu ileri tıp yöntemini nasıl öğrenebilirler ? Yine, hayat danışmanlığı gibi ; ancak uzun yıllar içinde sahip olunabilecek , kazanılması büyük emeklerle sağlanabilen bir bilimsel yeterlilik konumuna, beş-altı günlük bir kurs alarak nasıl ulaşabilirler ? Ne seviyesiz bir anlayış… Ne seviyesiz bir uygulama…Bilime ve gerçek bilimcilere karşı ağır bir saygısızlık teşkil eden çok üzücü bir durum. Artık , daha başka ne söyleyebileceğimi gerçekten bilemiyorum.

Fakat ; şurası muhakkaktır ki ; bir yağmalama olayında daima iki suçlu vardır… Biri, yağma girişiminde bulunan ve diğeri de buna izin veren kişidir. Böyle kap-kaç kursları düzenleyenler ve bu kurslara bir makam sahibi olacaklarını sanarak büyük paralar ödeyerek katılanlar… İki taraf da bu bilim istismarının ( bilim yağmasının ) suçlularıdırlar. Yine de; böyle kurslara katılanların, bilime duydukları merakları nedeniyle istismara uğradıklarını düşünerek “gerçek suçlular” sayılamayacakları kanaatini belirtmek istiyorum. Fakat, ne yazık ki ; zarara uğruyorlar. Hem halkın huzurunda mahcup duruma düşüyorlar, çünkü bilim dağarcıklarında bir şey bulunmuyor… Hem de , çok büyük paraları sonuçsuz bir şey uğrunda kaybediyorlar…

Herkesçe bilinmelidir ki; gerçek ilim ile gösteriş yapma çabası aynı insanın bünyesinde birlikte olarak bulunamaz. Bu, tabiata aykırı bir haldir. Bunlardan biri varsa, diğeri olamaz aynı kişide. Bir kişi şayet gerçek ilim sahibi ise ; asla gösteriş yapmak çabası içerisinde olmaz. Ne bildiğini, neleri halletmeye gücünün yeteceğini uygulamalarıyla ve sadelik içerisinde ortaya koyar. Yani “ hal lisanı” ile konuşur, dil lisanı ile değil. Çünkü ; ilim zaten o kadar ışıltılı bir kavram, o kadar güzel bir kıymettir ki ; onun ayrıca süslenmeye ihtiyacı yoktur. Dolayısıyla, kendilerinde halka sunabilecekleri gerçek bir ilim olmadığını bilen kişiler,bilgi dağarcıklarındaki bu açıklarını kapatabilmek amacıyla, bilim fukaralıklarını halktan saklamak maksadıyla , muhtelif gösteri ve gösteriş hareketlerine, göz alıcı lüks dekor ve mekanlara bürünmeye, anlaşılmaz karmaşık sözlerle konuşmaya, hareketli magazin programları içerisinde araya kaynamaya çalışırlar. Böyle boş şeylere başvurmak zorunda kalırlar. Hep maske ile dolaşmak zorunda hissederler kendilerini.

Oysa ki; gerçek bir ilim adamı halka hitap ederken adeta “çocuk dilinden” konuşur, mümkün olduğunca sadeliğe bürünür. Çünkü ; hedefi bilgilerini en anlaşılır şekilde hizmetine giriştiği kişiye aktarabilmektir, O‘na “hava atmak” değildir. Halka hitap ederken konuşmasında birtakım mesleki terimlere, yabancı dillerden alınmış kelimelere yer vermez. Çünkü; halk bu mesleki terimleri bilmek ve anlamak zorunda değildir.Halk , bilimciden hizmet almak durumundadır ve o amaçla gelmiştir, hepsi o kadar. Bu durumda , halka saygılı olan gerçek bir ilim adamı için, halkın anlayamayacağı kelimelerle onlara hitap etmek utanılacak bir haldir. Mesleki terimleri sadece kendi meslektaşlarıyla konuşurken kullanmalıdır, o ortamlarda kullanılması elbette doğaldır.

İçerisinde “Hayat Danışmanlığı” hizmeti de vermekte olduğum Bioenerjetik Arındırma Seanslarımda, bugüne kadar yaptığım uygulamaların süzülmüş bilgi getirilerini, bilimsel itina ile tam bir sadelikle ve halkımızın öz dilinden konuşarak konuklarımın hizmetine sunuyorum. Düşünsel problemlerin, kişilik problemlerinin, kişisel ilişkilerde yaşanan problemlerin çözüm yolları artık bilgi dağarcığımda adeta birer matematiksel formül şeklinde yer almaktadır. Konunun aritmetiğini çözmüş konumda olan bir uzmanım. İşte bunları en kısa ve anlaşılır yollarla konuklarıma sunuyor ve öz benliklerine kazandırıyorum. Benden aldıkları Bioenerjetik arındırma seanslarının içerisinde hayat danışmanlığı hizmeti de almış bulunan konuklarımın problemlerini , sebep ve sonuç ilişkilerini kendilerine tam anlamıyla göstererek temelinden çözüyorum. Artık geriye gidişi olmayacak şekilde, tam bir kavrayış ve özgüvenle benim danışmanlığımdan sonra açılan yeni hayat dönemlerine başlıyorlar.

Kimse bize ; “ bu dünya güllük gülistanlıktır, çok kolaydır.Yollar hep dümdüzdür. Bu dünyada hiçbir problem yoktur” filan demedi…Bu cümledeki ifade, oluşturulabilecek en kuyruklu yalandır. Uluslar arası bir yalan uydurma yarışması düzenlenecek olsa, bu ifade derhal altın madalyayı alır. Buna hiç şüphem yoktur.

Evet…Hayatta problemler vardır , fakat çözülmek üzere vardır.Altında ezilmek üzere değil…

Bilim ve adaletin aydınlığında yapacağımız ekip çalışmasıyla problemlerinizin güven dolu çözümlerini ortaya koyarak, onları ; benden sonra başlayacak olan yeni , etkin ve mutlu hayat döneminiz için birer “bilgi notu”na dönüştürmek dileğiyle, size de “hayat danışmanlığı” yapmak istiyorum.

Ben, uzun yıllardır “Bioenerjetik Arındırma Seanslarım” içerisinde “Hayat Danışmanlığı” sanatını en güzel şekilde icra etmekteyim. Bu bilimi en ileri derecede, bir sanat halinde uyguluyorum. Konuklarıma ilmin aynasını tutuyorum. O‘nlara ilmin aynası oluyorum. Böylece kendilerini gerçek halleriyle görmek imkanına kavuşturuyorum. O sayede davranışlarını düzenlemek üzere önümüze bir yol açılıyor ve açılan bu yolda gereğince çalışarak hayatlarını düzenliyorum. Konuklarımın “hedefsizlik” haline son veriyorum, hayata ait ve yapılarına uyan hedeflere sahip oluyorlar. Konuklarıma ; önceden farkında olmadıkları için kullanamadıkları güçlerini ve saklı kalmış yeteneklerini ortaya çıkarıp kullanma imkanını kazandırıyorum. Gerçek bir özgüven hissine ulaşmalarını sağlıyorum. Bu çok değerli hizmeti, uzun yılları kapsayan çalışmalarımla hak ettiğim ve saygıyla sahibi olduğum bilimsel bir liyakatle yapıyorum…Böylece, benim “Bioenerjetik Arındırma Seanslarıma” giren konuklarım ; aynı zamanda benden en yetkin derecede “ Hayat Danışmanlığı” hizmeti de almış oluyorlar…

En Çok Bu Yazılar Okunuyor
Sizin İçin En Son Bunları Yazdık
Yorumlar Konuya Yorum Yapın

Konu ile ilgili düşüncelerinizi paylaşın.

Bioenerji

Genel